Kraniyal Elektroterapi Stimulasyonu (CES) Yönteminin Tarihçesi

CES Tarihçesi

 

Elektrik, tarih boyunca vücudun tüm alanlarında tedavi amaçlı kullanılmış olsa da, beyinde elektriksel uyarımı ifade eden Kraniyal Elektroterapi Stimülasyonu (CES) yöntemi, 1978 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından düzenlenen Nöroloji Panelinde özel bir tedavi yöntemi olarak, “elektrotlar vasıtasıyla kafatasının içine elektrik akımının uygulanması” şeklinde tanımlanmıştır. Beyin, işlevini elektrokimyasal yolla yerine getirir ve elektrikle kolayca modüle edilebilir.

Alman tıp profesörü Johann Krueger, elektriğin tıpta kullanımdan bahseden ilk kişidir ve 1743'te elektrik akımını deneysel olarak kendi kendine uyguladığında daha iyi uyuduğuna dikkat çekmiştir. İtalyan doktor Giovanni Aldini, elektriğin mental rahatsızlıklarda kullanımı hakkında bilimsel çalışmalarını 1802 yılında derinlemesine yazdı. Fransız bilim adamı Jean-Paul Marat, 1784’te kafa içerisinde konvülsiyon üreten güçlü akımların uygulanmasını açıkladı. Bütün bu çalışmalar, 1930'larda Elektrokonvülsif Şok Tedavisinin (ECT) gelişmesine öncülük etmiştir.

Başlangıçta “elektro-uyku” olarak anılan ve 20. yüzyılın başlarında psikiyatride yaygın olarak kullanılan ilk CES cihazlarının tasarım amacı, "uyku tedavisinin" birincil veya yardımcı bir yöntemi olarak, beyne küçük miktarlarda elektriksel uyarımların verilmesi yoluyla uykuyu getirmekti.

1914'te Louise Robinovitch, negatif elektrodu alnına, pozitif elektrodu eline uyguladığı insomnia hastalarının elektriksel yolla uyumalarını sağlayarak, elektrikle indüklenen uyku ve analjezi arasında ayrım yapmayı başardı. Robinovitch, hastaların bir saatlik tedavi süresi içinde uykuya daldığını ve akım kesildikten sonra da uyumaya devam ettiğini bildirdi.

CES cihazları, bu araştırmaların sonucunda günümüzdeki halini almıştır. Günümüzün CES cihazları tipik olarak 50 mikroamper (µA) ile 4 miliamper (mA) aralığında akım üretirler ve 0.5 Hz ile 500 Hz aralığında bir frekans değerine sahiptirler.

ABD’de CES

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki psikiyatristlerin ve insan davranışlarını inceleyen psikologların ilgisi, 1960'ların sonlarında, “elektro-uykuyu” ile ilgili Avrupa'da yürütülen ve İngilizce dergilerde yayınlanan klinik araştırmalarla arttı.

Profesyonel ilgi, popüler “anında uyku” kavramı ile birleşince, ABD’de taşınabilir, pille çalışan ilk “kranioelektrik uyku jeneratörü” bağımsız danışman ve iş adamı Arsen Iwanovsky tarafından “Electrosone 50” adıyla 1963 yılında piyasaya sürüldü. Şık ve kompakt Electrosone, ünitenin 1950'lerden itibaren vakum tüp teknolojisine bağımlılığı nedeniyle Gilyarovsky’nin orijinal tasarımının hacmine kıyasla önemli bir gelişmeyi temsil ediyordu.

ABD'de CES ilk kez kullanıldığında, psikofarmasötik tedaviler bugün olduğundan daha az biliniyordu. Bu nedenle bu yeni yöntemin zor psikiyatrik vakaları tedavi etmek için sunduğu olanaklar yoğun ilgi uyandırdı. Gözlemlenmeye başlayan klinik yanıtlardan sorumlu olduğu varsayılan etki mekanizmalarını belirlemek için üniversite laboratuvarlarında çalışmalar yapıldı.

EEG Araştırmaları ve Duygudurum Bozukluklarının Tedavisine Geçiş

 

1973 yılında Marc Weiss ilk EEG çalışmasını bir uyku laboratuvarında her zamanki gibi uyumaları sağlanan insomnia hastaların EEG'lerini takip ederek yürütmüştür. Bu çalışmada beş hastaya 10 gün boyunca günde 30 dakika “alt-duyusal elektro uyku” tedavisi uygulanırken beş hastaya da sahte tedavi uygulandı. EEG uyku paternlerinin sonraki izlemeleri, sahte tedavi uygulanan gruba göre, gerçek tedavi uygulanan hastaların daha hızlı uyuduklarını, gece boyunca 4. aşama uykusunda daha fazla zaman geçirdiklerini, daha az gece uyanmaları olduğunu, gece uyandıklarında daha erken uykuya döndüklerini ve ertesi sabah uyandıklarında önemli ölçüde daha dinlendirici ve restoratif uyku uyuduklarını gösterdi.

Marc Weiss’in çalışmasından kısa süre sonra, artan sayıda araştırmacı, CES'in insomnia hastaları için yalnızca sağlıklı ve dinlendirici bir uyku sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda, çeşitli psikolojik değerlendirme ölçeklerinin kullanılmasıyla belirlenen anksiyete ve depresyon gibi stresle ilgili semptomlar için de etkili bir tedavi olduğunu gösterdi. Daha da önemlisi, uyku düzeni de dahil olmak üzere çok sayıda psikofizyolojik önlemlerin, hastanın tedavi sırasında uyuyup uyumadığına bakılmaksızın iyileştiği doğrulandı.

Sonuç olarak, Avrupa'nın bazı bölgelerinde kullanılmaya devam etmesine rağmen, ABD'de "elektro uyku" teriminin kullanımından vazgeçildi. Bunun yerine Amerikalı araştırmacılar, "transkraniyal elektrostimülasyon" da dahil olmak üzere birkaç isimle adlandırdılar. 1978'de FDA'nın Nöroloji Paneli, buna "Kraniyal Elektroterapi" denmesini önerdi ve “Kraniyal Elektroterapi Stimulasyonu (CES) olarak adlandırıldı.

CES, güvenilirliğini ve etkinliğini bilimsel olarak kanıtlayan 50 yılı aşkın bir araştırma ve klinik kullanım temeline sahiptir.

CES, profesyonel ve bireysel kullanıma uygundur. Hastanelerde, kliniklerde, muayenehanelerde kullanılabildiği gibi, tıbbi gözetim gerekmeksizin evde ve işyerinde de kullanılabilir. İlaç veya psikoterapiye ek olarak veya tek başına tedavi yöntemi olarak uygulanabilir.

 

NeuroCes